Şa‘bân Ayında Yapılacak İbadetler

ŞA‘BÂN AYI

Ebû Hüreyre (r.a.)’in bildirdiği hadîs-i şerîfte: “Şa‘bân, Benim ayım, Receb Allâhü Te‘âlânın ayı, Ramazân da Benim ümmetimin ayıdır. Şa‘bân günâhların keffâret ayı, Ramazân ise, günâhların temizleyici ayıdır.” buyuruldu.
Yine buyuruldu ki: “Şa‘bân, Receb ile Ramazân ayları arasında bir aydır. İnsanlar bundan gâfildir. Hâlbuki Şa‘bân’da kulların ameli, Allâhü Te‘âlâ’nın dergâhına çıkarılır. Ben, Şa‘bân’da oruçlu olduğum hâlde, amelimin çıkarılmasını arzu ederim.”
Enes bin Mâlik (r.a.)’in bildirdiği hadîs-i şerîfte: “Receb ayının diğer aylara olan üstünlüğü, Kur’ân-ı Kerîm’in diğer kitâblar üzerine olan üstünlüğü gibidir. Şa‘bân ayının diğer aylardan üstünlüğü, Benim, diğer peygamberlerden üstünlüğüm gibidir. Ramazân’ın diğer aylardan üstünlüğü, Allâhü Te‘âlâ’nın yaratıklarına olan üstünlüğü gibidir.” buyrulur.
Hz. Âişe (r.anhâ)’nın bildirdiği hadîs-i şerîfte: “Yâ Âişe, bir sene içerisinde ölecek olan kimselerin isimleri Şa‘bân’da özel defterinden silinip Azrâil (a.s.)’a teslim edilir. Binâen‘aleyh oruçlu olduğum hâlde ismimin defterden silinip diğer deftere nakledilmesini arzu ederim; bu sebepten dolayı Şa‘bân ayına muhabbet ederim.” buyuruldu.
Enes bin Mâlik (r.a.) der ki: “Resûlullâh (s.a.v.)’in ashâb-ı kirâmı, Şa‘bân ayının hilâlini görünce, Mushâf-ı şerîf üzerine kapanıp Kur’ân-ı Kerîm okumağa devâm ederlerdi. Müslümânlar bu ayda mallarının zekâtını çıkarıp, Ramazân-ı şerîfte oruç tutacaklara kuvvet ve kudret bahşetmek için fakîr, miskin ve zaîflere verirlerdi.” Ecel ve rızıkları ve o yıl hacca gideceklerin yazıldığı Berât gecesi, Şa‘bân-ı şerîfin on beşinci gecesidir.
Âişe (r.anhâ) buyurdular ki: Resûlullâh (s.a.v.) (bazen) oruca öyle devam ederdi ki, “(Bu ay) hiç yemeyecek” derdik. Bazen de öyle devamlı yerdi ki, “(Bu ay) hiç tutmayacak” derdik. Ben, O (s.a.v.)’in Ramazan dışında bir ayı tam olarak tuttuğunu görmedim. Herhangi bir ayda, Şa‘bân ayında tuttuğundan daha fazla tuttuğunu da görmedim. (Buharî)
Resûlullâh (s.a.v.) buyurdu ki: “Şa‘bân’ın 13. gününün orucu, 3000 sene oruç gibidir.
14. günün orucu, 3000 sene oruç gibidir. 15. gün ise, 13.000 seneye denktir.” (Suyûtî, el-Le’âlî, 2/106)
Abdullah (r.a.)’in bildirdiği hadîs-i şerîfte: “Şa‘bân ayının son pazartesi günü oruç tutanın günahları mağfiret olunur.” buyurdu. (Abdulkâdir Geylânî (k.s.), Gunyetü’t-Tâlibîn, 280-282.s.)
Şa‘bân-ı şerîfte okunacak duâ:

Şa‘bân-ı şerîfte okunacak duâ“Allâhümme bârik lenâ fî Şa‘bân ve belliğnâ Ramazâne vahtim lenâ bil-îmâni ve yessir lenâ bi’l- Kur’ân.”

Türkçe Anlamı:

Allâh’ım! Bize Şa‘bân-ı şerîfi bereketli kıl. Bizi Ramazan’a kavuştur. (Ömrümüzü) Îmânla bitirmemizi nasîb eyle. Kur’ân-ı Kerîm’i bize kolaylaştır.
(Bu duânın, sayı sınırlaması olmamakla beraber, Şa‘bân-ı şerîf boyunca günde 100 def‘a okunmasında fazîlet vardır.)
İlk On (10) gün:

Saban İّlk On (10) gün“Yâ latîfü celle şânüh”

Türkçe Anlamı: Ey lütfu bol, şanı yüce olan Allâh’ım!
İkinci On (10) gün:

Saban ikinici 10 günü“Yâ rezzâku celle şânüh”

Türkçe Anlamı: Ey bol rızık veren, şanı yüce olan Allâh’ım!
Son On (10) gün: ُ

Saban son okunacak dua
“Yâ azîzü celle şânüh”

Türkçe Anlamı:

Ey izzeti bol, şanı yüce Allâh’ım!
BERÂT KANDİLİ
14 Şa’bân’ı 15 Şa‘bân’a bağlayan gecedir.
Şa‘bân’ın on beşinci gecesi, bir senelik günâhlara keffârettir. Bunun için Şa‘bân’ın on beşinci gecesine “Keffâret gecesi” de denilir.
Yüce Allâh’ın mağfiret hazînelerinin dolup taştığı ve isteyen her mü’mine bol bol ihsân edildiği gecelerden biri de Berât gecesidir. Şa‘bân-ı şerîfin 14. gününün akşamı Berât gecesidir.
Berât demek “suçtan ve borçtan kurtulmak” ma‘nâsına gelir. Böyle bir gecede kul, Rabbine dönüp O (c.c.)’ün dergâhına yüz sürerek afv dileyecek olursa, Cenâb-ı Hakk, okulun günâhlarını bağışlar ve onu kendine dost seçer. Bir hadîs-i şerîfte: “Allâhü Te‘âlâ, bu gece ümmetime, Benî Kelb kabîlesinin koyunlarının tüyleri adedince rahmet eder.” buyurulmaktadır. (İbn-i Mâce, Tirmizî)
Bu gece mağfiret gecesidir. Bütün günâh-larının bağışlanmasını isteyen mü’minler şu hadîs-i kudsîdeki çağrıya uymalıdırlar: “Bu gecede istiğfâr eden yok mu, onu mağfiret edeyim? Rızık isteyen yok mu, ona (bol bol) rızık vereyim, herhangi bir sıkıntıya, hastalığa ve belâya düçâr olan yok mu, ona da sıhhât ve âfiyet vereyim.”
Me’mûr melekler tarafından kulların rızıkları, ecelleri ve diğer işleri bu gece yazılır ve tertîb edilir. Vazîfeli melekler, bu günden i‘tibaren Levh-i Mahfûz’dan insanların hayat hâdiselerini yazmağa başlarlar ve bu durum, Kadir gecesine kadar devâm eder.
Nitekim Allâhü Te‘âlâ Hazretleri, âyet-i celîlesinde: “Her hikmetli iş o mübârek gecede ayırt edilir. (Rızık, ecel, hayır ve şerden ibâret bütün işler o gece yazılır.)” buyurmaktadır. (Duhân, 4)
Hz. Âişe Sıddıkâ (r.anhâ)’nın rivâyetine nazaran Nebiy-yi Ekrem (s.a.v.) Berât gecesi için buyurmuşlardır ki: “Allâhü Tebâreke ve Te‘âlâ, Şa‘bân’ın on beşinci gecesi, semâ-yı dünyâya iner ve Kelb kabîlesi koyunlarının tüylerinin sayısından fazla günâhı afveder.” buyurmuşlardır. (Tirmizî)
“Allâhü Te‘âlâ bu gece ümmetime, Benî Kelb kabîlesinin koyunlarının tüyleri adedince rahmet eder.” (H.Şerîf)

BERÂT GECESİ KILINACAK NAMÂZ

Bu gecede yüz rek‘at namâz kılınır. Bu durumda namâzın, her iki rek‘atında bir selâm verilir. Her rek‘atta Fâtiha’dan sonra 10 (on) İhlâs-ı şerîf okunur. Bu şekilde kılmak, bütün müstehâb namâzlarda rivayet edilmiştir. Selef (r.a.e.), bu namâzı kılar ve buna “Hayır namâzı” derlerdi. Hattâ bu namâzı, bir araya toplanıp cemâatle de kılarlardı.
(Hanefî mezhebinde terâvihten başka hiçbir sünnet namâzı cemâatle kılınmaz.)
Hasan-ı Basrî (r.a.)’in bu namâz için şöyle dediği rivâyet olunur: “Resûlullâh (s.a.v.)’in sahâbîlerinden otuz kişi bana dediler ki:
Bu gecede bu namâzı kılan bir kimseye, Cenâb-ı Hakk yetmiş def‘a nazar eder ve her bir nazar ile onun yetmiş ihtiyâcını giderir. Bu ihtiyâçların en azı da affedilmektir.”

BERÂT GECESİNDE NE YAPMALIYIZ?

Gündüzünü mutlakâ oruçlu geçirmeliyiz. Hz. Alî (k.v.)’den “Şa‘bânın on beşinci günü oruç tutun, gecesinde kâim olun.” meâlinde İbn-i Mâce bir hadîs rivâyet etmiştir.
Akşam namâzını edâdan sonra, üç def‘a Yasîn-i Şerîf okunur. Her Yâsîn’den sonra bir def‘a Berât duâları okunur. Bu Berât duâları; ilk okuyuşta Cenâb-ı Hakk’tan hayırlı ve uzun ömür talebi ile kazâ ve belâlardan emîn olmak; ikincisinde bol ve helâl rızık temennîsi; üçüncüsünde, son nefesinde hüsn-i hâtime (îmânla) ile bu dünyâdan göçmek niyyetiyle, okunacaktır.

BERÂT GECESİNDE OKUNACAK DUÂLAR

(Bu duâ 3 def‘a okunacak. Her okuyuştan önce Yâsîn-i şerîf okunacak, sonra bu duâ okunacaktır.)ِ

BERÂT GECESİNDE OKUNACAK DUÂLAR 1 BERÂT GECESİNDE OKUNACAK DUÂLAR 2Bi’smi’llâhi’r- rahmâni’r- râhîm

“Allâhümme yâ ze’l-menni velâ yümennü ‘aleyhi. Yâ ze’l-celâli ve’l-İkrâm. Yâ ze’t-tavli
67
ve’l-in‘âm. lâ- ilâhe illâ ente zahra’l-lâci’îne ve câre’l-müstecîrîne ve emâne’l-hâifîne. Allâhümme in-künte ketebtenî ‘ındeke fî ümmi’l-kitâbi şakıyyen ev mahrûmen ev matrûden ev mukatteren ‘aleyye fî’r-rızkı fe’mhu’llâhümme bi fazlike şekâvetî ve hırmânî ve tardî ve ıktâre rızkî ve esbitnî ‘ındeke fî ümmi’l-kitâbi sa‘îden ve merzûkan ve müveffekan li’l-hayrâti fe-inneke kulte ve kavlüke’l-hakku fî kitâbike’l-münzeli ‘alâ lisâni nebiyyike’l- mürsel. Yemhu’llâhu mâ-yeşâü’ ve yüsbitü ve ‘ındehu ümmü’l-kitâbi ilâhî bi’t-tecelliyyi’l-a‘zami fî leyleti’n-nısfi min şa‘bâne’l- mükerremi’lletî fî-hâ yüfraku küllü emrin hakîmin. Ve yübremü en-tekşife ‘annâ mine’l-belâi’ mâ-na‘lemü vemâ lâ-na‘lemü vemâ ente bihî a‘lemü inneke ente’l-e‘azzü’l- ekrem. Ve sallâ’llâhu ‘alâ seyyidinâ Muhammedin ve ‘alâ âlihî ve ashâbihî ve evlâdihî ve ezvâcihî ve sellem.”
Türkçe Anlamı:
Ey herkese bolca ni‘met veren, kimsenin ni‘metine muhtaç olmayan Allâh’ım! Ey celâl ve ikram sâhibi Allâh’ım! Güç ve nimet sâhibi Rabbim! Senden başka ilâh yoktur. Sana sığınanların yardımcısı Sensin. Sana sığınanları koruyansın. Korkan68
lara güven verensin. Allâh’ım eğer beni katında şakî, mahrum, merhametten kovulmuş ve rızkı dar olanlardan yazdıysan beni oradan sil. Allâh’ım fazlı kereminle benim mahrûmiyetimi, şekâvetimi mutluluğa tebdîl et. Rızkımın darlığını bolluğa çevir. Tüm hayırlarda beni muvaffak kıl. Sen Nebîn lisanı üzere indirdiğin kitabında buyuruyorsun ki “O dilediğini siler dilediğini bırakır. Ana kitab O’nun katındadır.”
Yâ İlâhî, Şa‘bân’ın 15. gecesi -ki tüm olaylar o gece düzenlenir- meydana gelen yüce tecellîn hürmetine bizim üzerimizden bildiğimiz ve bilmediğimiz belâları kaldır. Sen en iyi bilensin. Sen azîz ve kerîmsin. Hz. Muhammed Efendimize, âline, evlâdına, hanımlarına salât ve selâm olsun.ِ

salât ve selâm olsun 1 salât ve selâm olsun 2Bi’smi’llâhi’r- rahmâni’r- râhîm

“İlâhî cû‘düke dellenî ‘aleyk. Ve ihsânüke evsalenî ileyke. Ve keremüke karrشbenî ledeyke. Eşkû ileyke mâ-lâ yahfâ ‘aleyke. Ve es’elüke mâ-lâ ye’süru ‘aleyke. İz-‘ılmüke bi-hâlî yekfî ‘an süâlî. Yâ müferrice kürabe’l-mekrûbîne. Ferric annî mâ-ene fîhi. Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü mine’z-zâlimîn. Festecibnâ lehü. Ve necceynâhü mine’l-ğammi ve kezâlike nünci’l- mü’minîne. Allâhümme yâ ze’l-menni velâ- yümennü ‘aleyhi.”
Daha sonra şu selâvat 100 kere okunur:
“Allâhümme salli ‘alâ rûh-i seyyidinâ Muhammedin fi’l-ervâhi. Ve salli ‘alâ cesed-i seyyidinâ Muhammedin fi’l-ecsâdi. Ve salli ‘alâ kabr-i seyyidinâ Muhammedin fi’l- kubûri.”

Türkçe Anlamı:

Rahmân ve Rahîm olan Allâh’ın adıyla.
Ya İlâhî! Cömertliğin bana Seni gösterdi. İhsanın beni Sana ulaştırdı. İkrâmın beni Sana yaklaştırdı. Sana gizli olmayanı Sana şikâyet ediyorum. Sana zor olmayanı Senden istiyorum. Ki Sen hâlimi bilir istediğime yetersin. Ey dertlilerin derdini gideren Rabbim! Benim de içinde bulunduğum durumu rahatlat. Senden başka ilâh yoktur. Seni noksan sıfatlardan tenzîh ederim. Şüphesiz ben kendime zulmedenlerdenim. (Çünkü Sen şöyle buyuruyorsun): “Biz onun duâsını kabûl ettik. Onu sıkıntıdan kurtardık. Biz ihsân sahiplerini böyle kurtarırız.”
Ey bol ni‘met veren ve kimsenin ni‘metine ihtiyacı olmayan Allâh’ım!
Allâh’ım! Rûhlar içinde Efendimiz Hz. Muhammed’in rûhuna salât eyle.
Allâh’ım! Bedenler içerisinde Efendimizin bedenine salât eyle.
Allâh’ım! Kabirler içerisinde Efendimizin kabrine salât eyle.

 

Paylaşın: